Bir insanın yaşadığı haksızlığı duyduğumuzda üzülürüz. Bir felaketi gördüğümüzde etkileniriz. Bir çocuğun, bir ailenin veya bütün bir topluluğun yaşadığı zorluk karşısında içimizde bir şeylerin harekete geçtiğini hissedebiliriz.
Ancak acı haberleri çoğaldıkça insanın bunlara verdiği tepki de değişebilir.
Her gün yeni bir kriz, yeni bir çatışma, yeni bir kayıp ve yeni bir adaletsizlikle karşılaştığımızda kendimizi korumak için duygusal olarak geri çekilebiliriz. Bazen de yaşanan olayların büyüklüğü karşısında ne yapacağımızı bilemediğimiz için hiçbir şey yapmamayı seçebiliriz.
Bu durum her zaman kötü niyetten kaynaklanmaz. İnsanların dikkatinin, zamanının ve duygusal enerjisinin sınırları vardır.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunur: Her acıya aynı yoğunlukta tepki verememek başka, başkasının acısını önemsiz saymak başkadır.
Bir insanın yaşadığı felaket bize uzak olabilir. Fakat yalnızca bize uzak olduğu için daha az önemli hâle gelmez.
Bir olayın bizim hayatımıza doğrudan dokunmaması, onun insanlık açısından değerini ortadan kaldırmaz.
Bugün bir yerde insanlar evlerini kaybederken başka bir yerde insanlar günlük hayatlarına devam ediyor. Bir yerde bir aile geçim mücadelesi verirken başka bir yerde insanlar sıradan görünen sorunlarla uğraşıyor.
Bu farklılıklar, birinin acısının diğerinin mutluluğunu yasaklaması gerektiği anlamına gelmez. Hayat devam eder ve herkes kendi yaşamını sürdürmek zorundadır.
Fakat kendi hayatımıza devam ederken başkalarının yaşadıklarını tamamen görünmez kılmamamız gerekir.
Bazen bir insanın yardım edememesinin nedeni imkânsızlık olabilir. Bazen de ne yapabileceğini bilmemesidir. Her iki durumda da çözüm, insanları sürekli suçlamak yerine dayanışmayı mümkün kılan yolları çoğaltmaktır.
Bir yardım kuruluşunu desteklemek, güvenilir bilgi paylaşmak, haksızlığa karşı ses çıkarmak, çevremizde zor durumda olan birini dinlemek veya bir sorunun çözümüne katkı sunmak…
Bunların hiçbiri bütün dünyayı tek başına değiştirmez. Fakat insanın kayıtsızlıkla arasına mesafe koymasını sağlayabilir.
Vicdan, her acıyı kendi acımız gibi hissetmek zorunda olmak değildir. Başkasının acısını kendi hayatımızdan uzak diye değersizleştirmemeyi öğrenmektir.

OKUR NOTLARI
Yorumlar (0)
Paylaşmak istediğin düşünceyi bırak. Yorumlar yayımlanmadan önce yönetici tarafından incelenir.
Henüz onaylanmış yorum yok. İlk notu sen bırakabilirsin.