İnsan çoğu zaman gözyaşlarını bir zayıflık, bir yenilgi ya da saf bir acı belirtisi olarak görür. Oysa ağlamak, ruhun kendi kendini iyileştirme mekanizmasıdır; içimizde biriken fırtınaların ardından gelen o sakin, arındırıcı yağmurdur. Tıpkı bir tuval üzerine kurşun kalemle çizilmiş bir yüzün gözünden akan kırmızı bir çizgi gibi, bazen en derin hislerimizi dışarı vurmanın en yalın yoludur.
Yalnızlığın Şifalı Kucağı
Yalnızlık, modern dünyada hep kaçınılması gereken bir canavar gibi resmedilir. Ancak yalnızlık, insanın kendi içine dönebildiği, maskelerini indirdiği yegane güvenli alandır. Kalabalıkların gürültüsü çekildiğinde ve odanızda sadece kendi nefesinizle baş başa kaldığınızda, ağlamak bir yalnızlık ritüeline dönüşür.
O an akan gözyaşları, kimseye bir şey kanıtlama çabası taşımaz. Gösterişten uzaktır, tamamen size aittir. Yalnızken ağlamak, insanın kendi yaralarını sarması, kendi kalbine dokunmasıdır. Çevrenizde yüzen turuncu akvaryum balıkları gibi, düşünceleriniz ve hisleriniz etrafınızda sessizce döner durur. O balıklar ne kadar sessizse, sizin yalnızlığınız ve gözyaşınız da o kadar derin bir sessizliğin ifadesidir.
Gözyaşından Doğan Mutluluk
Peki, ağlamak nasıl olur da mutlulukla yan yana gelebilir?
Gerçek mutluluk, acıyı hiç tatmamak değil; acının içinden geçip hafifleyebilmektir. İçimize attığımız, sustuğumuz, ertelediğimiz her duygu zamanla ruhumuzda ağır bir yüke dönüşür. Ağladığımızda, işte o yükü serbest bırakırız. Gözyaşları akıp giderken, içimizdeki o ağır, gri bulutlar da dağılır.
Ağladıktan sonra gelen o derin nefes, kalbin üzerindeki baskının kalkması, işte mutluluğun ilk tohumudur. Ruh temizlenmiştir, zihin berraklaşmıştır. İnsan ancak ağlayıp içini büsbütün boşalttığında, yeni umutlara ve gerçek neşeye yer açabilir. Bu yüzden ağlamak, bitişin değil, yeni ve daha hafif bir başlangıcın habercisidir.
Kendi Akıntında Yüzmek
Hayat, bazen bizi kendi gözyaşlarımızın oluşturduğu bir nehirde yüzmek zorunda bırakır. Önemli olan o nehirde boğulmak değil, tıpkı bir Japon balığı gibi o akıntının içinde estetikle, kabullenişle ve zarafetle süzülebilmektir.
Yalnızlığınızı sevin, gözyaşlarınızdan korkmayın. Çünkü ağlamak bazen güzeldir; sizi kendinize getirir, sizi hafifletir ve en nihayetinde size en saf halinizle mutlu olmanın kapısını aralar